Pardus Yasakları Deliyormuş!..

Shiftdelete.net’de bu gün girilen Pardus, Yasakları Deliyor başlıklı haberi [0] gördüğümde önce sinirlendim, sonra güldüm, bilmiyorum belki ağlanacak halimize gülmüşümdür.

Bu sitede daha önce yayınlanan Yasaklı WordPress’e Nasıl Girilir? [1] haberinin ardından bu haberi yayınlayan yazara;

“Olay sadece Telekom DNS sunucularının farklı bir adrese yönlendirmesinden kaynaklanıyor. İnsanların tüm http bağlantılarının ne yaptığı belirsiz bir proxy sunucusu üzerinden geçirilmesi yerine DNS adreslerini değiştiririn ve o yazıyı kaldırarak DNS değiştirme yazısını koyun lütfen”

şeklinde bir uyarıda bulunmuştum ve Pardus kurulumunda öntanımlı olarak gelen DNS sunucularının adresini vermiştim. (Bunlara /etc/resolv.conf dosyasına bakarak erişebilirsiniz). 2 gün sonra da böyle bir haber ile karşılaştım..

Pardus’un yasakları delmesi gibi bir düşünce söz konusu olamaz, isteyen herkes kendi DNS sunucusunu açabilir ve yasaklamaya tabii olmaksızın rahatlıkla web sayfalarını gezebilir. Pardus DNS sunucuları da böyledir, Pardus’a ait DNS sunucusudur ve bu DNS sunucusunun yönetimine kimse karışamaz. Eğer Pardus’un yasakları deliyor olduğu düşünülürse insanların sadece kendi bilgisayarında çalıştırmak üzere kurduğu DNS sunucusunu kullandıklarında “İnsanlar yasaklı sitelere giriyor, bu doğru mu?” şeklinde bir soru hiç de mantıksız olmaz, değil mi?

Yaman Çelişki…

Mahkeme kararı ile yasaklanan sitelere devletin desteklediği bir işletim sistemi ile giriş yapabilme ironisinin altında yatan neden; Pardus‘un Türk Telekom‘un DNS‘leri yerine alternatif DNS‘leri kullanması. Yani, bizim “Yasaklı WordPress.com’a nasıl girilir?” başlıklı yazımızın “yapılmışı” Pardus‘ta mevcut.

gibi bir cümle kullanılmış.. Nasıl bir ironiyi kastettiklerini hiç anlamadım.. Pardus öntanımlı olarak kendi DNS adreslerini kullanmasının altında nasıl bir ironi olabilir, hele ki kimsenin Telekom DNS’lerini kullanma gibi bir zorunluluğu yokken? Sadece Telekom DNS’lerini kullanıp kullanmama seçimi Pardus’ta önceden belirlenmiş ve kullanılmıyor. Tek kelime ile özetlenebilecek kadar basit…

Böyle bir haberi gördüğünde insan durup düşünüyor;

Acaba Internet dünyası da magazin haberciliğine doğru mu gidiyor?

Shiftdelete.net’in ileride böyle bir hataya tekrar düşerek bu üslupla haber yayınlamamalarını diliyorum.. Eğer o tür haberlerin hit’i arttırdığını düşünüyorsa yanılıyorlar, bilişim ile ilgili haberlerde “magazinsel” içerik vermek hiç de hoş olmuyor..

[0] http://shiftdelete.net/site/content/view/1925/1/

[1] http://shiftdelete.net/site/content/view/1919/1/

Yüzde 47 Oyu Nasıl Aldılar?

Tayyip Erdoğan: “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir… Ananı da al git…” diyerek.

Kemal Unakıtan: Her şeyi baba baba satarak.

Abdullah Gül: Amerika’nın dediklerine harfiyen uyarak.

Kürşad Tüzmen: Cumhuriyet tarihindeki en yüksek borçlanmayı yaparak.

Ali Babacan: IMF’nin sözünden çıkmayarak.

Hüseyin Çelik: Abdest suyunun faydalarını anlatarak.

Atilla Koç: Bol bol uyuyarak.

Bülent Arınç: Dindar cumhurbaşkanı adayı seçerek… “Şeyini şey ettiğimin şeyi…” diyerek.

İ. Melih Gökçek: Ankara’yı susuz bırakıp, Ankaralıları inim inim inleterek.

Abdülkadir Aksu: Terörü yeniden hortlatarak. Kapkaç olaylarına aldırmayarak.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7107519.asp?yazarid=39&gid=61&a=203029