Hızlı Okuma?

19 02 2009

Uzun zamandır blogumu ziyaret etmediğimi fark ettim. Malum, dersanedir, okuldur, çalışmalardır, pek fazla zaman kalmıyor :) Bunun bitmesine yaklaşık 4 ay kaldı, sınav vakti gelip-geçtikten sonra eskisi gibi blog yazacağımı umuyorum.

Son zamanlarda hızlı okuma tekniklerine merak salmış durumdayım. Birkaç gün önce farkettim ki günde okuduğum RSS beslemelerinin ve e-postaların haddi hesabı yok. Daha fazla bilgiyi, daha az zamanda, daha çok anlayarak okumak bir zorunluluk haline geldi.

Araştırdığım kadarıyla ilkokuldan sonra hızlı okuma tekniği konusunda bize hiçbir şey öğretilmemiş. Hatta bilirsiniz ki okumaya yeni başlarken içimizden tekrar ederek okuruz ve bu biz farkında olmasak da hayatımız boyunca sürüp gider. İşte bu noktada okuma hızımız ciddi anlamda yavaşlıyor. Bir yazı okuduğumuzda önce içimizden seslendiriyoruz ve sonrasında beynimiz devreye giriyor. Halbuki beynimiz, seslendirerek okumamızdan 1.000 kat daha hızlı.

Hızlı okuma tekniğinde ise bunu aşmak için yollar öğretiliyor imiş. Göz ile beyin uyumluluğunu geliştirip, gözün direkt olarak beyin ile iletişime geçmesi sağlanıyor ve böylece okuma hızı arttırılıyor. Aynı zamanda göz kasları geliştiriliyor ve kelime kelime okumak yerine, 3-4 kelimeyi aynı anda okuyup anlayabiliyorsunuz. 15 saatlik bir çalışma ile okuma hızının 2-3 katına çıkarılabildiği söyleniyor. Tabi bunları söyleyenler bu işin eğitimini verenler.

Açıkcası eğitim almak istemiyorum. Araştırdığım yerlerin çoğu bunların kendi başımıza öğrenilebildiğini ve çalıştıktan sonra okuma hızımızı arttırabileceğimizi söylüyor. İşte bu noktada sizlere danışayım dedim. Şu anda 190 – 220 kelime/dakika okuyorum ortalama olarak. Dakikada 1452 kelime okuyan Mersin’li bir öğrenciyi duyduğumda gerçekten şaşırdım ve kendi kendime sordum “biz neden yapamayalım?” Şu anda hedefim dakikada 800 kelime ve %96 anlama oranı. 1.000 üzerine çıkmak için kasmayı düşünmüyorum, bana yetecek kadar hızlı okuduğumda daha fazla uğraşmayacağım.

Siz ne düşünüyorsunuz? Ne kadarlık bir zamanda bu başarılabilir ve yararı görülür? Aranızda hızlı okuma tekniğini bilen ve hızlı okumayı öğrenmek isteyenlere öneride bulunmak isteyen (kitap, alıştırma vs.) var mı? Daha önce bu tekniği öğrenirken karşılaştığı zorluklar nelerdir ve neler önerirsiniz?

Umarım görüşlerinizi esirgemezsiniz :) Herkese şimdiden teşekkürler!





Python USB Travel Cable

14 08 2008

Yaklaşık 5 ay önce GHOP‘e katılmam ile beraber özellikle Python ve Python ile yazılan modüllere katkıda bulundum, bunların arasında pydigg python modülünün testleri, PyOpenGL ile örnekler oluşturma, dökümantasyon, Python standart kütüphanelerinin testleri gibi birçok şey mevcut idi. Yarışma sonuçlandı, her ne kadar büyük ödülü alamasam da Google Mountain View’dan kargolanan 3 adet sticker, 1 adet t-shirt ve cüzi bir miktar para beni sevindirdi.

Şimdi ise çok küçük ama morali en üst düzeye çıkaran birşey elime ulaştı. USB Mini Travel Cable. Kutusunun üzerinde “Thank you from Python!” yazmakla beraber, aletin üzerinde python logosu ve bir de “thanks” yazısı mevcut. Yanımda sürekli taşıyabileceğim ve beni mutlu edebilecek birşey. Bunu göndermelerin sebebi ise GHOP kapsamında Python standart kütüphanesi olan “xmlrpc”nin testlerini %56 gibi bir orandan %95′e yükseltmem. Günlerde üzerinde uğraştığınız kodun python svn deposuna commit edilmesi ve 5 ay gibi bir aradan sonra böyle bir hediye almak gerçekten sevindirici.

http://img137.imageshack.us/img137/6356/photo0006uc0.jpg

Siz de Python’a çeşitli yollar ile katkıda bulunabilirsiniz. Bunun için python wiki bağlantısını ziyaret edebilirsiniz. Özellikle GSoC ve GHOP gibi fırsatları kaçırmamanızı öneririm. Eğer henüz üniversiteye girmemişseniz ve hâlâ lise öğrencisiyseniz, buraya tıklayarak daha geniş bilgi alabilirsiniz. Eğer üniversite öğrencisiyseniz, sizi şöyle alalım :)

Teşekkürler Google, teşekkürler Python!





GCC Parametrelerini Tanıyalım

19 06 2008

Türkçe çevirisi olmadığı için gönderemiyorum maalesef. GCC ile haşır-neşir olanlar ama parametrelerinin ne işe yaradığını tam olarak bilmeyenler için güzel bir döküman.

gcc (GNU C Compiler) is actually a collection of frontend tools that does compilation, assembly, and linking. The goal is to produce a ready-to-run executable in a format acceptable to the OS. For Linux, this is ELF (Executable and Linking Format) on x86 (32-bit and 64-bit). But do you know what some of the gcc parameters can do for you? If you’re looking for ways to optimize the resulted binary, prepare for a debugging session, or simply observe the steps gcc takes to turn your source code into an executable, getting familiar with these parameters is a must. So, please read on.

http://www.onlamp.com/pub/a/onlamp/2007/04/03/getting-familiar-with-gcc-parameters.html





Mysql-query-browser şimdi kullanılabilir.

26 05 2008

Geçen sene sürümü yükseltildiğinden beri çalışmayan mysql-query-browser‘ın problemi [0] giderildi. 1 seneden sonra ancak hatırlayıp uğraşabildim. En azından hata 25 yıl beklemedi [1] :P Yarın contrib-2007 deposundan gtkhtml3 ve mysql-query-browser güncellediğiniz zaman rahat rahat kullanabileceksiniz. 1 yıl içerisinde verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz :) Aşağıda nasıl göründüğüne bakabilirsiniz, PhpMyAdmin’den oldukça kullanışlı.

[0] http://bugs.pardus.org.tr/show_bug.cgi?id=5690

[1] http://news.zdnet.com/2424-1009_22-201110.html

//img129.imageshack.us/img129/6388/mysql1yh8.png” cannot be displayed, because it contains errors.

http://img501.imageshack.us/img501/3482/mysqluz1.png





Ubuntu Developer Summit’de Pardus

22 05 2008

Blog girdisi yazmayalı çok uzun zaman olmuş, ama bu sefer seveceğiniz bir haber var. Başlığından da anlayacağınız gibi Pardus Ubuntu Developer Summit’de konuşulmuş durumda. #pardus-devel kanalında 17:30 sularında Martin Böhm (mhb) şöyle bir soru ile geldi;

<mhb> I am Martin Böhm, a Kubuntu guy, and I’m at the Ubuntu Developer Summit right now. We’ve been discussing configuration tools, and we’ve been wondering what Pardus’ plans is, when it comes to KDE4.
<mhb> Are you planning to port your configuration tools to KDE4 any time soon?

Devamında Pardus araçlarının Qt4′e port edilip edilmeyeceğini, edilecekse de bunun ne kadar yakın olacağını sordu. Cevap olarak Pardus’un KDE4′ün son kullanıcı için yeterince hazır olmadığını, Pardus KDE4′ü öntanımlı masaüstü olarak sunmadıkça araçların Qt4′e port edilmeyeceğini söyledim. Ayrıca Pardus 2008′de KDE 3.5.9 olacağını belirttim.

Ardından Kubuntu için tam zamanlı çalışan Jonathan Riddell (Ridddell) konuşmaya katıldı. Martin Böhm ile beraber COMAR ve PiSi hakkında uzun uzun konuştuk. Aynı zamanda 2008′de yer alan PolicyKit / DBus entegrasyonu konusunda etkilenmiş göründüler.

<Eren> Riddell: mhb, hi again
<Riddell> hi
<mhb> Eren: I was wondering about some mechanisms that you use in Pardus, that surprised me when I ran it
<mhb> Eren: when I click in the installation on the “admin privileges” box, I can work as root with that user – does it mean you put him in the wheel group?
<Eren> mhb: there is no longer a wheel group on Pardus 2008
<Eren> it uses PolicyKit for user privileges
<mhb> ah
<Eren> mhb: btw, did you watch the video?
<mhb> no, which one_
<Eren> user-manager uses PolicyKit for authentication
<Eren> the video is quite old, when there was no policykit-kde. It calls pk-gnome auth wizard :P
<Riddell> Eren: does that mean you have some pykde code for policykit?
<Eren> Gokcen Eraslan (Pardus Developer) wrote PolicyKit-KDE
<Eren> and Bahadır Kandemir develops python bindings for PolicyKit
<Eren> Bahadır will develop this with one of the RedHat developers, python bindings will be included in policykit tarball :)
<Eren> as far as I know, a guy from KDE committed PolicyKit-KDE to his playground directory on KDE SVN
<Eren> mhb: http://cekirdek.pardus.org.tr/~bahadir/files/comar-pk.mpeg

<mhb> thank you fro the links

<mhb> the video looks nice

Sonrasında anladık ki gelecek olan Kubuntu sürümünde kullanılmak üzerede bir Kubuntu geliştiricisi Pardus araçlarını kullanmayı önermiş ve bu yüzden Pardus araçlarının Qt4′e port edilmesinin ne zaman olacağını soruyorlarmış :)

<Eren> Riddell: and you’re from KDE?
<mhb> he’s the Kubuntu main man, and he’s doing KDE as well
<mhb> he works on Kubuntu full time, other people (like me) do it in our spare time
<Eren> hm, so you’re like me :)
<mhb> yes, I’d say so
<igungor> mhb: and you think that the configurations tools you have will be ported to KDE4 or not?
<mhb> well
<mhb> that’s what we were discussing today
<mhb> one of our developer suggests that we adopt your configuration tools
<mhb> but our next release is going to be KDE4

<mhb> (with some KDE3 apps)
<mhb> so the configuration tools have to be KDE4, too, so they can be integrated inside systemsettings

Gördüğünüz gibi Pardus Ubuntu Developer Summit’de tartışılır olmuş. Eee.. boşuna demiyorlar “Aşkla Geliyoruz!” diye ;))





Bir arabaya 17.000 watt ses sistemi yerleştirilirse ne olur?

26 10 2007

Böyle bir şey olurdu herhalde.





Web Tarayıcıları için Rootkit

16 10 2007

     Petko D. Petkovblogunda yayınladığı yazı insanı bu konuda gerçekten düşündürmeye yöneltiyor. Üzgünüm ki metnin tamamını çevirecek kadar vaktim yok, sadece ana hatlarına değineceğim. Eğer ingilizce biliyorsanız kesinlikle dökümanı okumanızı öneririm.

     Yazı, browser rootkitlerinin önemsenmediğini, buna neden olarak da bu tür teknikler ile sistemin tamamının ele geçirilemeyeceği söylüyor. Buraya kadar haklı, ancak günümüzde en önemli hazinenin bilgi olduğu ele alınırsa, bu tekniğin kötü eller tarafından keşfedilmesi halinde ne kadar tehlikeli olabileceğini bir düşünün. Bilgi akışının neredeyse tamamı tarayıcılar aracılığı ile yapılıyor; form bilgileri, parolalar, web mail servisleri ile gönderilen e-postalar ve niceleri. Sisteme kurulan, anti-virüs yazılımları tarafından yakalanma ihtimali şimdilik olmayan tarayıcı eklentileri ve 3. parti yazılımlar ile gönderilen/alınan her bilgi 3. bir kişinin eline rahatlıkla gönderilebilme riski var. Peki bu nasıl olabilir?

     Firefox’u ele alalım. Firefox’un bir çok bölümü Javascript, Python gibi yorumlanan diller ile yazılmış ve XUL, XML, RDF formatlarını destekliyor. Bir anti-virüs uygulamasının bu formatların rootkit olarak kullanıldığını farketmesi için bunların hangi alanda kullanıldığını, ne yaptığını anlayabilmesi gerekir ve henüz bunu yapabilen modern bir anti-virüs uygulaması yok, olması halinde de yakalaması zor olacağa benziyor. Herhangi biri bunları kullanarak Firefox veya Internet Explorer için rootkit yaparsa şu şekilde yayılabileceği öngörülüyor;

  • Dikkat çekmeyen eklentiler: Rootkitin kullanılabileceği en yaygın alan. Rootkit sisteme ve kullanıcıya görünür halde olur ayrıca herhangi bir yol ile kullanıcının bunun önemli bir eklenti olduğuna inanması sağlanır.
  • Gizli eklentiler: Rootkitin görünürlüğü kaldırılır ve gizlenir. Bu Internet Explorer’daki öntanımlı davranıştır. Firefoxta ise eklenti kurulum dosyasındaki bazı değerler değiştirilerek yapılabilir.
  • 3. Parti Rootkitler: Tarayıcılar ile beraber sıkça kullanılan Adobe Flash Player ve Adobe Acrobat Reader kullanılabilir. Adobe Acrobat Reader açısından bakacak olursak rootkit yazarı pdf dosyasına kolayca javascript kodu kopyalayabilir. Kullanıcı bunu ne zaman açarsa etkilenebilir. Flash Player açısından bakarsak; rootkit yazarı, flash player ayarlarını hafifleterek kendi belirlediği sitedeki flash player objesinin yasaklanmış bazı işlemleri yapmasını sağlayabilir.
  • Eklentilerin eklentileri ile yapılan rootkiler: Bir eklenti için yapılan eklenti yardımı ile gerçekleştirilebilir (greasemonkey için kullanıcı scriptleri gibi). Böylece saldırgan XSS proxy yardımı ile tarayıcı kontrol altına alabilir.

İleride çok farklı teknikler ile karşılaşacağız gibi görünüyor, ne dersiniz?